Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.
[mc4wp_form id="4890"]
Zapisz Zapisz

Ozan YAĞCI Kimdir?

Merhaba, ben Ozan. Aşağıda hikayemin kısa ve uzun versiyonlarını okuyabilirsiniz.

 Adım Ozan YAĞCI. 6 Ekim’de Mardin’de doğmuşum. Daha sonra İskenderun’a taşınmışız. Çocukluğum Lise’ye kadar İskenderun’da geçti. Güney sahilinde küçük bir şehirde büyümenin tüm avantajlarını ve dezavantajlarını yaşadım. Güzel arkadaşlıklar ve deneyimlerle dolu 15 sene geçirdim İskenderun’da.

Lise’yi İstanbul’da Koç Özel Lisesi’nde okuduktan sonra İTÜ’de Matematik Mühendisliği’ni bitirdim, ardında da Yeditepe Üniversitesinde “E-Business” (o zaman öyle deniyordu) üzerine Executive MBA yaptım.

Tuna ve Ali adlarında 2 çocuğum var. Vaktim elverdiğince müzikle uğraşıyorum. MARA adında bir grubumuz var. 2017 Mart’ta kendi plak şirketimizden “Bu Hayat Senin” adlı 2. albümümüzü yayınladık. Buradan dinleyebilirsiniz.

Bugüne kadar 6 girişimim oldu. Hikayelerini aşağıda okuyabilirsiniz.

Ozan YAĞCI

İlk profesyonel iş tecrübem Koçbank oldu. IT’de iş analisti olarak işe başladım. İstediğim işi yapıyordum. Çok çalışıyordum ama çok mutluydum. Her gün yeni bir şeyler öğreniyor, takım olarak yeni bir şeyler başarıyorduk.

Dial Up modem, Netscape, Altavista, MIRC, ICQ dönemini ve Dot.com balonunu yaşayan biri olarak sürekli internetle ilgili gelişmeleri takip ediyor ve banka hizmetlerini nasıl geliştirebileceğimizi araştırıyordum.

O dönemlerde e-ticaret Amerika’da da yeniydi. Bizde emekleme döneminde bile değildi. Webdenal, Estore.com.tr gibi birkaç katalog site lokomotif görevi görüyordu, bunun yanında bazı ufak oyuncular vardı.

Ben de e-ticareti denemek istiyordum. Yatırım yapmak için kredi kartımın limiti hariç hiç param yoktu. Evimin köşebaşındaki çiçekçiyle görüşerek, taze çiçek satışı yapmaya karar verdim.

Girişimlerim

Chicheck.com – Online Taze Çiçek Satışı, 2001

Biraz öğrendiğim html ile chicheck.com domain’i altında statik bir e-ticaret sitesi hazırladım :). Aynı anda estore.com.tr’nin pazaryerinde (Bulvar) bir dükkan açmıştım. Hem estore.com.tr ziyaretçisine satıyordum hem de chicheck.com’a gelen ziyaretçileri ürün görsellerine tıklayınca estore.com.tr’deki mağazama yönlendiriyor ve ödemeyi orada bitiriyordum.

İlk girişimim başarılı olmuştu, iş modeli çalışıyordu ve az da olsa para kazanıyordum. Sevgililer Günü ve Anneler gününde işten izin alıp, teslimata yardım ediyordum. 2001 yılı Sevgililer Gününde, 1 günde 1.800 TL ciro yaptığımızı hala hatırlıyorum. 1 gün için fantastik bir ciroydu. Ancak işi dışarıdan yöneterek ancak bu kadar olurdu. Çiçekten kazanılan para da benim aylık masraflarımı karşılamıyordu.

Bir karar almam gerekiyordu. Ya Koçbank’ı bırakacaktım veya çiçek işinden çıkacaktım. Koçbank’ta benim için cazip bir kariyer yolu vardı diye düşünüyordum. Sonunda, chicheck.com’u işbirliği yaptığım çiçekçime çok sembolik bir para karşılığı devrettim (startup ağzıyla exit)

Modasourcing.com — Tekstil Mümessilliği, 2004

İskenderun’dan eski bir arkadaşım, 2002’de bankada çalışırken bir iş teklifiyle geldi. Yurtdışındaki hazır giyim markaları için Türkiye’de jean (kot) üretimine aracılık edecek ve kalite kontrol hizmetleri verecek bir iş kurmayı teklif etti. Ne o, ne de ben jean’den, tekstilden anlamıyorduk. O finans kökenliydi ben de yukarıda okuduğunuz gibi birisiydim.

İş benim ilgi alanımda bir iş değildi, teknolojik, yenilikçi hiçbir yanı yoktu ama kendi işim olacaktı. Yurtdışı bağlantılıydı. Sıfırdan bir şeyler kuracaktık. İşin büyüme potansiyeli vardı. Beni heyecanlandırmıştı.

Bir websitesi kurup, kartvizit bastırıp, fabrikadan da numuneleri valize koyup İngiltere’de müşteri bulup, satmaya çalışacaktık. Herşey tamamdı. Gitmeden önce internetten bulduğum birkaç şirketten randevu bile almıştık. İş yerinden 1 haftalık izinlerimizi aldık ve cebimizde az bir parayla İngiltere’ye gittik. Sokak sokak, kapı kapı gezinirken, bir markayla 2.000 adet kadife pantolon siparişi için ön anlaşmaya vardık.

Döndük bu siparişi birkaç ay içinde teslim ettik ve yeni siparişlerle iş devam etmeye başladı ve daha sonra senede 3 milyon Euro’luk ihracata aracılık eder hale geldi. İngiltere’nin River Island ve Topshop gibi popüler perakende markalarına yüksek adetlerde tshirt, triko, kot ürünleri üretmeye başlamıştık.

İş iyi gidiyordu. İhracat güzeldi ama ticari riski azaltmak adına iç piyasaya hitaben bir işimiz de olsa iyi olur diye düşündüğümüz dönemde, 2007’de İngiltere’ye yaptığımız iş ziyareti esnasında muazzam bir ayakkabı mağazası görüp, benzer bir perakende mağazayı Türkiye’de nasıl yaparız diye düşünmeye başladık.

Derken, biz neden bu işi online yapmıyoruz dedik. O dönemde Türkiye’de online ayakkabı mağazası yoktu. Zappos.com (Amerika’nın en büyük online ayakkabı perakendecisiydi, daha sonra Amazon satın aldı) ’un başta yaptığı gibi hiç stok tutmayacaktık, al sat yapacaktık. Benim de chicheck.com’dan eticaret ve yazılım tecrübem vardı.

Ayaklaraşenlik.com – Dikey Ayakkabı Eticareti, 2007

Birkaç aylık yazılımdan sonra 2007’de ayaklaraşenlik.com’u kurduk. Ayaklarasenlik.com sadece ithal markaları bir arada sunan ayakkabı dikeyinde bir girişimdi. Günümüzün zizigo.com’u diyebiliriz.

Ayakkabı markalarını çok zor ikna edebiliyorduk, hatta “İnternetten ayakkabı mı satılır ? Mağazadan alan bile 10 dakika sonra ayağımı vurdu deyip geri getiriyor. Gidin başka birşey satın!” benzeri sohbetlerle birçok toplantıyı sonuçsuz bitirdik. Kendi vizyonlarına göre haklılardı. Ama bizce vizyonsuzlardı.

İyi cirolarla satışlar yaptık. Event’lerde stand’lar kurduk. Ta ki 2008’deki krize kadar. Kriz’de markalar “Size konsinye stok veremeyiz, ancak bize yetecek kadar ithal ettik. Ürün istiyorsanız kesin satış ile alım yapın” demeye başladılar. Bizimse stoğa ayıracak finansmanız yoktu. Olsa bile ayakkabılar asortiyle satın alındığı için her asortide mutlaka satılamayan numaralar oluyordu ve hesaplarımıza göre bu stok tüm karı alıp götürüyordu.

Aynı dönemde ürün aldığımız bir marka, markafoni diye bize benzer bir sitenin ürünlerini 1 hafta boyunca bloke ettirip, iyi adette satış yaptığını anlatıp, bizim de onların yaptığı işi yapmamız gerektiğini söylüyordu.

Bizce bizim iş modelimiz doğru olandı ve Türk olmamıza rağmen 🙂 birisinin işini kopyalamak bize göre değildi.

1 sene daha rölantide, az model sunarak ayaklarasenlik.com’u götürmeye çalıştık. 2009’da da Tekstil işimizi iyice büyüyünce, ikinci planda kaldı ve kapatma kararı aldık.

Tethys tore.com — Eğitici Oyun Kartları, 2009

2009 yılında eşim Zeynep Yağcı, kurumsal hayatı bırakıp kendi işini yapmak istiyordu. O dönemde kızım Tuna 2 yaşındaydı ve çocuklu bir aile olarak, kızımız için eğitici oyuncaklarla aramız çok iyiydi. Bu yaş gurubu için eğitici oyunlar araştırıp, sevdiğimiz oyuncakları Tuna ile oynuyorduk.

Ancak özellikle “Eğitici Kartlar” kategorisinde yeteri kadar kaliteli ve eğlenceli seçenek olmadığını gördük. Bunun üzerine acaba biz yapabilir miyiz diye araştırıp okumaya başladık. 1 senelik araştırma ve geliştirme süreci sonunda Tethys markası altında bir eğitici oyun kartları serisi geliştirdik.

İlk olarak D&R’da ve daha sonra Nezih, Remzi, İnkilap gibi kitapevlerinde satılmaya başlandı.

Daha sonra Tethystore.com adresinde online satışa başlayan Tethys, kendi ürünlerinin satışını geliştirirken, 2015 yılında markalar için özel oyun & oyuncak tasarım ve üretim ofisi olarak da hizmet vermeye başladı. BIM gibi zincir marketlere ürün tasarımı ve üretimi yapmaya başladı.

2017 yılında çocuklar için kitap abonelik hizmetine başladı ve halen devam ediyoruz.

Dogruokul.com — Türkiye’nin Özel Okul Pazaryeri, 2014

Tekstil işim devam ediyordu ancak işler eskisi kadar keyifli değildi. Tekstil işimi yaparken internet girişimlerini ve yeni teknolojileri takip etmeye devam ediyordum, okuyordum. Daha basit bir kurgu (yakın ev-iş üçgeni) & yeni bir heyecan gerekiyordu diye düşünüyordum. Aklımda bazı iş fikirleri vardı. Ortağımla konuşup, hisselerimi devrettim ve tekstil işinden çıktım. (Exit demem lazımdı aslında :))

Deneyimlerime göre ürün değil, hizmet satmalıydım. O dönemde yine kendi ilgi alanlarımızda olan özel okul sektörünü inceledim. Bu konuya eğilen kimse yoktu. Yurtdışındaki örneklerini inceledikten sonra, özel okulları velilere tanıtan, velilerin kriterlere göre arama yapabileceği, okullar hakkında bilgi alıp ve randevu alabilecekleri bir pazaryeri kurmaya karar verdim. Adı Dogruokul.com olacaktı. Herkesin doğru okul kriteri farklıydı ve portal herkesin doğru okulunu bulmasına yardım edecekti.

Pazar henüz gelişmemişti. Eğitim, online olarak banner reklamcılığı & adword dışında pazarlanmıyordu.

Dogruokul.com bir pazaryeri olacağından, iki taraflı çalışacaktı. Velilere ücretsiz bir tanıtım platformu ve randevu aracı sunacak, özel okullar için de doğru hedef kitleye tanıtım yapabilecekleri bir portal ve lead generation (potansiyel veli bulma) aracı olacaktı.

Dogruokul.com 2014 Ocak’ta beta olarak açıldı. Evdeki hesap çarşıya uydu ve açıldıktan 3 ay sonra büyük bir özel okul zinciriyle anlaşmaya vardık. Daha sonra yeni özel okullar eklenmeye başladı. 3 sene içinde hem ziyaretçi sayımızı hem de tanıttığımız özel okul sayısını katlayarak, 300’den fazla özel okulla çalışmaya başladık. Satış ekibi kurduk. 2017 Startup Turkey finalisti olduk. Bugünlerde de yeni açılımları hayata geçirmek üzere çalışıyoruz.

Apex Loyalty — Bulut Tabanlı Sadakat Uygulaması, 2017

Veri.Cloud – Salesforce Consulting Partner (Salesforce Danışmanlık & Uygulama)

Nelerden Anlar?

Girişimcilik

İş Geliştirme

Dijital Pazarlama

Salesforce

SaaS

İş Analizi

Neler Sever?

Müzik

Davul

Tasarım

Deniz

İnovasyon

Teknoloji